Kategoriler
Fotoğraf Hikaye Seyahat

Kaçkar Zirve

Türkiye sınırları içindeki dördüncü yüksek doruk ve yüksekliği 3.937m olan Kaçkar Zirvesi’nin zorlu ve olağanüstü keyifli fotoğraflanmış tırmanış hikayesi.

ÖN SÖZ

Bu yazı, 2 ay önce yayınlamış olduğum ” Yeşile Doğru” yazısının devamıdır. Ayrı yazmak isteyişimin temel nedeni, muhteşem bir tırmanış deneyimi olmasıdır. Umarım keyifle okur ve ilk fırsatta siz de zirveye tırmanırsınız! 🙂

İLK TIRMANIŞ, 1974

Kaçkar Kavrun (3932 m.) dağına yaz mevsiminde ilk çıkışın ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak kış mevisiminde ilk çıkış Türk dağcıları tarafından yapılmıştır. 9 Ocak 1974 tarihinde, Sönmez TARGAN başkanlığındaki Türkiye Dağcılık Federasyonuna mensup 9 dağcı Kaçkar Kavrun (3932 m.) dağını ilk kez birlikte fethetmişlerdir.

Kaynak: kackar.org

KAÇKAR DAĞI TARİHİ

Rize Kaçkar Dağları’nı kapsayan ilk bilimsel araştırma ve yayınlar 1932 yılında L. Krenek, 1949 yılında Dr. S. Erinç, 1952 yılında ise Dr. İ. Yalçınlar tarafından yapılmıştır. Coğrafyacı ve yer bilimciler tarafından yapılan bu ilk etüdlerin yayınlanmasından sonra Rize Kaçkar Dağları yurt içi ve yurt dışında büyük bir ilgi uyandırmıştır.

Kaçkar Dağı,

Kaçkar Dağları’nın (Doğu Karadeniz Bölümü, Rize’nin 60 km güneydoğusunda) 3.932 m yüksekliğindeki en yüksek tepesidir. Türkiye sınırları içindeki dördüncü yüksek tepedir.

Kaçkar kelimesi hakkında iki rivayet vardır;

1) Kaçkar kelimesinin, Ermenicede Haçlı taş anlamına gelen Խաչքար (Haçkar) kelimesinden türediği düşünülmektedir.

2) Kıpçak Türkçesinde ise ‘koç’ kelimesine karşılık gelen Koçkar kelimesinden Kaçkar haline dönüştüğü de ihtimaller arasındadır.

UYARI

Zirveye çıkmak sadece inanmak ya da çok istemekle olmuyor. Fiziksel durumunuz, aklimatize olmanız, o geceki uykunuz, yedikleriniz ve hatta karakteriniz bile tırmanış için önemli etkenlerdir. Her şeyden önce bunun bir grup aktivitesi olduğunu unutmamak gerekir.

Bu rotada herhangi bir teknik malzeme gerekmese de, dik yerlerden düşebilecek taş parçaları nedeniyle kask takılması tavsiye edilir.

DİLBERDÜZÜ KAMP ALANI

Hevek Yaylası‘ndan vadi boyunca güneybatı yönünde ilerleyerek önce Olgunlar Yaylası, sonra Nastaf Yaylası yoluyla yaklaşık 5 saatlik bir yürüyüş sonucu 2.750 m irtifadaki Dilberdüzü kamp alanına ulaştık.

BAŞLIYORUZ!

Tırmanış için vakit geldi! Gece 02:30’da kalktık. Hemen büyük çadırımıza geçip 03:00’a kadar kahvaltımızı yaptık. Yola çıkmadan önce kumanyalarımızı hazırladık. Sularımızı doldurduk, baretlerimizi taktık derken saat 03:30’da yola çıktık! Kafa ışıklarımızı yaktık, tek sıra halinde Katır Osurtan yolunu yaklaşık 3 saat S’ler çizen bir patikadan dik bir yokuşu çıktık… Çıktan sonra anladık ki ismi boşuna verilmemiş! 🙂 3450m yüksekteki Deniz Gölü‘nde ilk molayı verdik. Deniz gölüne geldiğimizde güneşin doğuşu sırasındaki sarı tonlar beni benden aldı! Abiii çok iyi ya! O anı hiç unutamıyorum.

Bilgi:

1)Deniz Gölü, bu yükseklikteki dünyanın en derin 2. gölüdür.
2) Göl kar sularından beslendiği için çok soğuktur.

Yüzmek şok etkisi, uzun süreli kabızlık ve kısırlığa sebep olabilir.

KARAR NOKTASI

Moladan sonra 3600 metre yükseklikteki Karar Noktası’na 1 saat yürüyüşle vardık. Buraya Karar Noktası denilmesinin sebebi, zirve çıkış kararının verildiği ve isteyenlerin geri dönebildiği bir yer olmasıdır. Burada kararı tabiki rehberimiz (Gökay) veriyor. Genellikle tırmanış rehberleri buraya varana kadar katılımcıları gözlemler ve kişi istese dahi onu kamp alanına geri gönderebilir. Böyle bir durumla karşılaştığınızda lüften rehberinizin sözünü dinleyin ve ısrarcı olmayın 🙂 Bizim için hava şartları ve ekibin kondisyonu gayet iyi olduğu için “zirve okey!” kararı çıktı. Kısa bir dinlenme sonrası Kaçkar Zirve’ye doğru tırmanmaya başladık!

TIRMANIŞ

Kısa bir inişten sonra, patika dahi bulunmayan, tamamen kayalıklar üzerinden ilerlediğimiz yürüyüşümüz başladı. Baton çok işe yaradı ama bence tek baton kullanımı çok daha etkili ve kolay. Çift baton ile yürümek, gözlemlediğim kadarıyla bu tırmanış için pek etkili değil. Tabiki bu benim fikrim 🙂 Turistik tırmanışlar içinde en zoru Kaçkar Zirve olduğu için, tırmanırken kötü şeyler düşünmeyin ve sadece zirveye odaklanın! Gerçekten kendinizle mücadele ediyorsunuz. 🙂 Zemin kaygan ve kayalık olduğu için bilekli trekking ayakkabısı ile yürümek, sakatlanmaları önlemek adına oldukça önemli. Gerçi bizim grupta günlük spor ayakkabı ile tura katılan bir arkadaşımız vardı ama tabiki tavsiye etmiyorum. 🙂

Zemin kötü olduğu için odağınızı kaybetmemelisiniz. Yoksa kazaya davetiye çıkarırsınız!

Zirveye 400m kala iki noktada, takım arkadaşınızın yardımına ihtiyacınız olacaktır. Bunlar çok zorlu olmasa da gözünüzün önündeki uçurum ve kayadan sürekli akan soğuk su nedeniyle ürperiyorsunuz.

İniş ve çıkış yaptığımız yükseltilerin arasında halen karlar duruyordu. Kar üzerinden geçtiğimiz birkaç yer oldu. Yürüme esnasında kondisyondan çok motivasyon da çok önemliydi. Rehberimiz Gökay’ın bu tırmanışta çok önemli 2 tavsiyesi vardı;

1) Tırmanış boyunca süre ve mesafeye dair kesinlikle soru sormayın.
2) Yürümekten başka bir şey düşünmeyin.

Efsane tavsiyeler dimi! 🙂

GEÇİŞ

“Zirveye 400m kala, iki noktada el yardımıyla yapılan yatay kaya geçişi vardır! 🙂 Bunlar çok zorlu olmasa da altlarındaki boşluk ve kayadan sürekli akan soğuk su nedeniyle korkutucudur.”

ZİRVEDEYİZ!

Dik, kayalık ve çarşak dolu, saatler süren tırmanıştan sonra 3937 metrede Karadeniz’in en yüksek noktasında, Kaçkar Dağı’nın zirvesindeyiz!

Vücudunuzun alışık olmadığı bir yükseklikte bulunduğunuz için zirvede başınız ağrıyabilir, mideniz bulanabilir. Bu çok normaldir.

Biraz dinlendikten sonra manzaranın tadını çıkarmaya başladık…

Burada yaklaşık 1 saat geçirdik.

Gökay bu sefer çok güzel bir şey açıkladı;

Sezonun en iyi tırmanışını yapan ekip sizsiniz! Yeahh! 🙂

İNİŞE GEÇTİK..

Zirve’de yarım saat kaldık; ve inişe doğru geçtik…

Zirvede,

Hayal kurmayı çok severim…

Hayal kurdum!

Radikal kararlar aldım…

Birkaçını uyguladım.

Aslında en güzel duyguyu bunları yazarken bir kez daha yaşıyorum,

İyi ki böyle bir deneyim yaşadım… En azından çocuğuma anlatırım!

Bakarsın belki tekrar geliriz! 😉 Dedim ya hayal kurmayı çok severim…

Başka yazıda görüşmek üzere, buraya kadar okuduğunuz için gerçekten çok teşekkür ederim.

YANINIZA ALMANIZ GEREKEN ÖNEMLİ MALZEMELER!

  1. Tozluk: bileğinizden dizinize kadar kapatır ve botunuza taş toprak çamur kar girmesini engeller. Özellikle Kaçkar tırmanışı kayalık ağırlıklı olduğu için çok önemlidir.
  2. Güneş Gözlüğü: Yürüyüş boyunca güneş ve ters rüzgarlarla karşılaşacağınız için güneş gözlüğü çok önemlidir. Ufak bir detay, güneş gözlüğü ipi alıp, düşmelere karşı koruyabilirsiniz.
  3. Yağmurluk: Panço ya da kapşonlu yağmurluk tercih edebilirsiniz. Ufak detay, panço’yu sırt çantanızla ayna anda giyebilirsiniz. Bol olduğu için ayaklara kadar sizi koruyacaktır.
  4. Dudak Kremi: Yüksek rakımda dudaklarınız patlayabilir. Ben bu tırmanışta yanıma almayı unuttum, dudaklarım çok kötü oldu. 🙂
  5. Çorap: Bol miktarda termal çorap yanında bulundurmanızda fayda var.
  6. Matara: En az 1/2 lt lik su kabınız. Mümkünse termos özelliğine sahip ve sıcak su saklayabilecek mataralar. Ama 1 lt lik plastik süt şişeleri de idare eder.
  7. Fener: Çok büyük olmayan fakat yeterli ışık kaynağı olan yedek pilleri ve ampulü ile birlikte bir fener. Tırmanış gece başladığı için lazım oluyor.
  8. Eldiven: Tırmanışlarda kayalara tutunduğunuz için çok yararlı olacaktır.

Ufak Bilgiler

Kaçkar Dağları’na en kolay ulaşım Rize-Pazar-Çamlıhemşin-Ayder Yaylası üzerinden sağlanmaktadır.

Kaçkar zirvesine çıkmak için yüksek irtifa yürüyüşünden buzul tırmanışına kadar farklı zorluklarda rotalar bulunmaktadır.

Zirve çıkışında kısa, inişinde uzun baton kullanılmalıdır.

Zirve tırmanışında çıkılan yoldan tekrar inilmez. Bunun nedeni, iniş yolunda her zaman çok fazla taş düşme durumda olur bu yüzden farklı rotadan aşağıya inilir.

Dilerseniz bu zirveyi Bukla Tur ile yapabilirsiniz. 🙂

DOĞUM GÜNÜ SÜRPRİZİ

Bugün Enes’in doğum günü! Tabi ki ona küçük bir sürpriz yaptım. Türkiyenin en zor zirvelerinden biri olan 3937m yüksekliğiyle Kaçkar dağına, 12 saat boyunca patikanın dahi bulunmadığı dik ve büyük kayaları aşarak hatta zaman zaman tehlikeler atlatarak tırmandım. Buna rağmen yine de dudaklarımın patlamasına engel olamadım. Ama beni bu tırmanış boyunca motive tutan bir amacım vardı. Futbolcuların gol sevincinde göstermek üzere formalarının altında mesajlarını sakladıkları gibi ben de zirveye Sinemasal‘ın 2014 yılındaki Karadeniz festivalinde giydiğim t-shirt’ü ile çıkmıştım. Zirveden sesleniyorum! Kardeşim iyi ki varsın. İyi ki doğdun! Ve son olarak bu rekorumun adını, Enes koyuyorum. Daima yanındayım kardeşim.

“Kaçkar Zirve” için bir yanıt

“Hepimiz zirvede olmak isteriz ama asıl keyif, oraya tırmanırken yaşadıklarımızdır.” der Can Yücel. Bu sözün kanıtı gibi sanki yazdıkların..
Yaşadıklarını keyifle anlatacağın ve daha çok hayal kuracağın birçok anı biriktirmen dileğiyle! :).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir